Bir çocuk bir ağaca tırmandı bir gün
O gün durmalıydı zaman
Hayır, dünya kötü değil
İnsan da
İlk yemin edildiğinde
Kaç yaşında olunur?
Şimdi yüzüme vursan ne fayda
Bir kafessiz kuş seslenir
Cinlerin padişahına
Kalemi keskin bir derviş
Boş bir kafes masada
Sesini işitiyorum cahilliğimin
Yollar uzuyor karşımda
Bir çocuk karlarla oynadı bir gün
Bir kardeşi de vardı üstelik
Sonra salıncak ve tekerlerk
Köpekler ve mantarlar
Ve ayak parmaklarının sızısı
Lastik çizmelerin parıltısı
Güneş düşer üzerine
Yüzü gülesi anıların
Dağdan odun getirir kocaman adamlar
Ve yoldan geçen kırmızı arabalar
Bir çocuk, çocuk olmaktan vazgeçti bir gün
İşte o gün durmalıydı zaman
Türbenin yeşil direğinde
Sarılı kalmalıydı kolları
Hayır, zamanın geçmesi kötü bir şey değil
Ölmek de
Özlemek de
Doğru sözlü bir adamın
Sözleri çınlar durduğum gölgelerde
Ütüsü bozulmamış pantolonum
Eskirken üzerimde
Cebinde de iki dünya saklıdır
Bir gün sözleri kötürüm bir adam
Göklere seslendi umutsuzca
Evimi yıkma!
Elbet gideceğim
Ya sen neredesin
Ellerinden ne haber vardır
O ağacın tepesinde bıraktım olanı
Kalanı da o karla eridi gitti
Akrep nasıl hızlı olur kurşundan
Barut mu öldü
Bende kalan da
Kırçıl sakallı bir kalptir
Güneş günde iki kere batmış gibi
Nasıl böyle bağlanmış
Almıyor aklım
Takıldıkça salıncağın iplerine
Ben bir yol bilmiyorum
Perde yırtılmış, güneş yakıyor gözlerimi
Bir parmak sızısı durur göğsümde
Duman duman yükselir dağ
Ellerini bekledikçe
İnan cahil değilim
Bir çocuk aldı gitti heybemi
Bana da sırlı bir kitabın
Meşe dalından korkuları kaldı
Çığ oldu düştü
Ayaklarımın üzerine
Siz gidin
Bu mürekkepten götürün Kafdağı’na
Sağ elimden ve ışıklı masamdan
Selam söyleyin Sidre-i Münteha’ya
Madem zaman
Akmayla münhasır değil
Ellerinden haber geldiği yerden
Vaki bir zaferin müjdesi gelir
Aczime ve cehlime sığınırım
Elbet kar yine yağar
Bir çocuk bir gün bir ağaca daha tırmanır.

Yorum bırakın