Bütün sırların
Kainatta ne varsa
Elimde duruyor
Anahtar ve harita
Okumam yok
Yürümem yok
Sır dedmise
Nasıl anlatayım
Şehrin nefesi
Kapının âhı
Dağın korkusu
Aşkın günahı
Yok, öyle değil
Yalan gibi bir şey
Ama yalan değil
Muhayyilenin ötesi
Şahadetin öncesi
Yerle gök dışında
Kara bulutlar
Ve suyun korkusu
Mart soğuğu
Rahmet büyük de
Hani görmem de yok
Ağlayan çocuk
Yalancı çocuk
Şımarık çocuk
Sonra düşmek
Ve düşmek sanmak
Toprak muhkem
Toprak yokluk gibi
Toprak rahat
Hayat da akıp gidicidir
Biraz gayret
Ama yürümem yok
Uçurumdan atlamak
Irmaktan geçmek
Yüzmeyi öğrenmek
Kediye dokunmak
Bir kapıyı kapatmak
Bir adım daha gitmek
Toprağa bakmamak
Var olmak
Seviyorum demek
Sonra sözünde durmak
Sonra hep sözünde duracak olmak
Sonra yeniden yürümek
Sonra hep yürüyecek olmak
Aklın senin olsun
Fikrini çıkar at
Çileler ferahlasın
Çilelerin yüzü gülsün
Senin de yüzün gülsün
Senin yüzün hep gülsün
Ya ben ne yapayım
Okumam yok
Hiçbir şeyim yok
Anahtarlar ve harita
Bir de sevmek kuvveti
Bir de bu yere batası toprak
Bir de bir sözüm vardı
Bir de işte onun ağırlığı
Bütün sözleri de arzın
Tek bir sözden ibaret
Bu,
İşte öyledir
Dibine kadar öyle
Bütün körelmiş kuyuların
Taşası dibine kadar öyle
Ama sır diyorduk
Dedim ya, o başka
Evet, yalan değil
Hem nasıl olsun
Madem yürümek böyledir
Nasıl yalan olsun
Olsa olsa
Hayal bozulmuştur
Ya da çok uzaktır
Ta dağların korkusunda
Meleklerin endişesinde
Şeytanın düşüşünde
Ademin çamurunda
Diyemediklerimde
Ve emanetin diyetinde
Yoksa nasıl yalan olsun
Okumak gözle mi ki
Yürümek ayakla mı
Belli ki çok uzak
Zaman da perdenin dışında
Gökler gürlüyor olmalı
Ha yağdı yağacak
Anahtar paslanacak
Mürekkep eriyecek
Göğüsler daralacak
Yollarım çamura
Aklım fikrime
Avuçlarım saçıma
Bu uzaklar da artık
Gerçekse hayal olsun

Yorum bırakın