Bu defa sadece susabilmeyi diliyorum
Yol akıyordu ben dursam bile
Kabul etmesem de yenilgiyi asla
Ben kayıp bir kıtada doğmuş
İsimsiz bir kızım
Adıma aldanma
Kurumuş yapraklar
Nasıl çıtırdıyorsa ayaklar altında
Öyledir benim gülüşlerim
Yurdundan kovulmuş bir peygamber gibi
Dirilmek yine başka bahara
Önüme çıkan her şehri yakıp
Bir harabeye sığınışım bundandır
Korkularımı bilmesin kimse diye
Savaş boyaları taşırım ceplerimde
Bazen katil bir orman
Bazen merhametsiz bir çöl
Bazen de daha girerken kapısından
Ölüm listesine adını yazdığın bir şehir
Nasıl yaşıyorum ben bilmiyorum
Bu küçük bedenim nasıl taşıyor
İki dünyanın yükünü
Ben en çok yağmuru sevdim
Gökler gürledikçe sussun diye herkes
Duyulmasın diye sesim
Şimdi uzaktan günlük güneşlik
Taze bir şehirin gözleri parıldıyor
Geniş hücremin penceresinden
İçime bir güneş doğdu
Nerede olduğumu düşünmeden
Hani elimi uzatsam cennet açacak
İlk adımda dökülecek yaralarım
Hele bir de yuvamı yapsam kalbine
Bütün dünyayı affedeceğim
Lakin korkarım daha dokunmadan
Yıkılır tüm değirmenler
Eteğimi kirletir kızıl bir çamur
Tâ kökünden kessem saçlarımı
Kara çalsam yüzümün aydınlık yanına
İçimde biriken öfkemi yolsam
Dizlerimin üzerine çöküp
Söndürsem gözyaşlarımla
Yaktığım şehirlerin yangınlarını
Kapılarını açar mısın bana?
Buyur der misin?
Buyur, burası senindir
Ama bilirim, bu da sana ölümdür.
Bedenim ve ruhum
Mahkumdur bu harabede
Aklım firar, kalbim kelepçede
Koynumda kara kaplı bir çakmak
Son cemre düştüğünde toprağa
İkimizden biri yanacak
Bu defa sadece susabilmeyi diliyorum
Ellerime hükmüm geçmiyor nasılsa
Ben hiç sevilmedim ki
Saçlarıma dokunmadı hiç
Kan bulaşmamış bir el
Türküler dinlemedim hiç
Benim için titremedi bir tel
Böyle bakmadı kimse gözlerime
Yeni filizlenmiş bir orman gibi
Toprak ve yeşil
Anlıyor musun şimdi?
Hem ölüp hem dirilmek nedir?
Ben bir küçük kızım
Ben bir deli kızım
Ben Monaroza’nın sazıyım
Beni anlasanız ne fayda
Yine dinmeyecek sızım
Ben on beşimde öldüm
Beni hangi azizin nefesi uçurur
Benim her nefesim umuttandır
Her nefesim bir azizi öldürür
Şimdi gitsem ne fayda
Git desem ne fayda
Gitsen ne?
Bu defa sadece susabilmeyi diliyorum
Ellerime hükmüm geçmiyor nasılsa
Elbet bir bahar
Kim bilir kaç ölümden sonra
Belki gömülürüm diye yanına
Vereceğim her nefesimi
Belki unutacağım
Belki adın bile gelmeyecek aklıma
Biliyorum bir gün
Yanında uyanacağım
Çiçekler açacak ruhumda
Bin şehri talan etsem de
Yollar akıp gitse de bekleyeceğim
O gün gelene kader sadece
Sadece susabilmeyi diliyorum
Nefes aldığım her anda.

Yorum bırakın