Nesli tükenmiş kuşlar haberini getirdi
Yollara düştüm hemen ceplerime bakmadan
İz sürücü kavimler hep aklını yitirdi
Çıkmadı ne bir vaha ne de yıkılmış bir han
Aklına düştüğümde susuzdum kavrulmuştum
Gördüğün ölü beden yollarımdan hatıra
Sana vardığımda ben kendimde kaybolmuştum
Hikayem yazılmıştı kısacık bir satıra
Nicedir bir hayalin yangınıdır meskenim
Ayak yalın, kanat kor, el kırık yüz bin parça
Yaşım daha kırk değil dünde kaldı seksenim
Ses boğuk, söz tuzlu su, dilimin canı sırça
Hayat neymiş anlamak, kaderidir insanın
Bir imtihan kuşatır zamanın surlarıyla
Mazi günü kurşunlar, yarına akar kanın
Cehennem taşsa ancak kurutur korlarıyla
İncecik bir köprüymüş yıkıldı yol sonunda
Ne gemi var yakacak ne de isyankar bir kalp
Müebbet sürgün gibi sonsuzluğun yolunda
Bütün kapılar açık ve bütün geçitler sarp
Vakit geç desen değil, yok alın yazımda suç
Kurtlar şehre inmemiş, tuzaklar kurulmamış
İçimde yaz kokusu, elimde bir tutam saç
Kırlangıçlar göçmemiş, güneşler vurulmamış
İçine düşürmüşler, gelgitler ve girdaplar
Her sözün göğe çıkar bir şeytan kulesiyle
Sonra üstüme yağar kara kaplı kitaplar
Yusuf’lar helak olur halkı ve ülkesiyle
Sende hatıralar var mutlu günlerden kalma
Tutuyor ellerinden, başın asla eğilmez
Yürü senin olsun yol, yanına bir şey alma
Benim yolum küldendir kader olsa geçilmez
Lekesiz bir aynaya yazılmış gibi ömrün
Azat olmak istemez, mutlu esirlerin de
Kaybolur varlığında, yarınlarım olur dün
Şarkıların çalıyor kayıp şehirlerinde
Akılsız kor şimşekler vurur can kafesime
Anla diye haykırır göğün kaldırımları
Ölümsüz bir şuh nefes karışır nefesime
Aklıma çöl yağdırır buzdan yıldırımları
Sanmasınlar bu bir çöl, kaybolmuş bir mezarlık
Kalabalık zaferler değmez bir tek taşına
İstanbul ancak yeter olursa bir nazarlık
Gökyüzü perdeleri çekersin tek başına
Yalnız ben kalacağım bu bilinmez vadide
Dolaşsam da dünyayı boynum burda çakılı
Sırlarım emanettir kefensiz bir sakide
Dilsizlerin sözüne feryatlarım takılı
Ezberlerim bozuldu artık konuşmuyorum
Cihanda bir şey yokmuş boşmuş meğer kainat
Aşktan öğrendiğimi ilme değişmiyorum
Yürümekmiş yaşamak ters dönen çarka inat
Ne olacaksa artık olsun yeter beklemek
Şairlerin sonu da yoldur sırattan ince
Mucizendir bu senin, beni sana eklemek
Kıyametler kopmadan ve sen gitmeden önce

Yorum bırakın