Bu gün de erteledim ne varsa
Taşlar çürümez deyip nasılsa
Vakit biraz daha geç oldu bir tek
Olsun da diyemem ama işte olsun
Epey oldu, soramadım
Hem soramadım kimseye
Kimse de bilmez zaten
İyi misin?
Burada havalar hala aynı
Serinler sanıyordum üç güne
Belki bir sağanak
Olmadı üç beş kar daha
Ama değişmedi hiçbir şey
Şaşarım özleyenin yaşlanmasına
Bir de sayamadım kaç gün oldu
Ha bu gün ha yarın derken
Beş yüz yıl geçti senin ülkende
Belki bana bir akrep yoludur
Olsun, avut sen de kendini
De ki Cennet de öbür tarafta
Sanki daha yeni akşam olmuş
Daha yeni girmişim eve
Gelmemiş daha aklım başıma
Yeni kırılmış parmak gibi sızlıyor
Sabaha bir şey kalmaz sanırsın
Çocuk aklı işte
Bir bilsen kaç gün geçti de
Daha çıkmadı gerçek acı gün yüzüne
Lakin şu sızı da hiç uyumuyor
Taş çürümez de, köklenir
Telaş kaplar üstünü, tutamazsın
Ben de bir ceviz gölgesine müptela oldum
Hiç olmayacak bir zamanda
Karlı bir gece vakti uyumak gibi
Rüzgarsız bir dağın başında
Yine de erteliyorum her şeyi
Zaten bütün dostlar uykuda
Kaçtığım şarkıları dinleyip şimdi
Gökyüzüne saklıyorum
Hiçbir zaman yazamayacağım mektupları
Yolumu düşürüp ay üstüne ancak
Uzaktan bakıyorum yıldızlı ülkene
Ne bir resmin var yüzüme bakan
Ne de kokun kaldı elbiselerimde
Kar da yağmadı daha hem
Uyku vakti gelmedi
Sen de beni hatırladıkça
Ağlayan şımark bir çocuğun
Yalancı çığlıkları gelsin kulaklarına
Susacak belki biraz zaman olsaydı
Zaten feleğin çarkına çomak sokulmaz
Kör mü?
Rahat dursaydı!

Yorum bırakın