Yol açık
Üstünde bir dev uyuyor
Yıllardır büyütüp, kurup
Görkemli ve güneşte parlayan
Gök aynası gibi dikilmiş
Ninniler söylediğim yüzüne baka baka
Korkudan midem geriliyor, göğsüm daralıyor
Kendi mezarımı kazıp bu yol ortasına
Kılıcımı ve zırhımı gömdüm içine
Şimdi yol açık ve ben
Bir dev yatağına yürüyorum
Bir yağma vaktinde
Ayağımı sürüyerek
Saatler kırılacak
Ve bir kum fırtınası kapatacak güneşi
Yüzleri görünecek fikrimden fırlayıp
Zincire vurulmuş ölemeyen iskeletlerin
Cennetin yolunun
Cehennem üzerinde kurulu olduğu gelecek aklıma
Bir büyü, efsunlu bir ışık
Şuuruma iner yıldırım gibi
Kılıçlar, çığlıklar ve yıkılan duvarlar
Meltemlerin uyandırdığı bir bahçenin
Ağıt söyleyen ağaçlarına benzeyecek
Sıra sıra dikilmiş beyaz yapraklı
Dallarında kan meyveleri
Şu merhametsiz efsuna tiryak
Kurumuş dudaklarım titriyor
Korkuyorum
İnandık diyorum, duyduk ve inandık
Ama bu yük nasıl taşınır bilmiyorum
Yürüyorum hüsranda günlerin ağırlığıyla
Ve bir devin uykusu yakalıyor boğazımdan
Nefesim taşlaşıyor vatanında
Hava biraz daha kararıyor
Işık biraz daha parlıyor
Ben küçülüyorum ve büyüyor her şey
Ellerim sımsıkı kapalı
Aynalara gidip geliyor gözüm
Cennete giden bütün yollar
Bir cehennemden geçer bilirim
Açık bütün yollar
Ben de bütün maskelerimi yüklenip
Sırtımı döndüm güneşe
Dudaklarımı ıslatıp ölmeyecek kadar
Uçmak niyetindeyim zehirli meyveleriyle

Yorum bırakın