BİR SEVMEK TELAŞI – 2

Avuçlarında bir tutam kar
Sevinç ve hayretle bir çocuk
Dağlardan kurtulup koşmaya durmuş
Kıyametten hemen önce
Toprağa yeni değmiş gibi kökleri
Buğday filizlerinin de ben doğduktan sonra
Göğe kesilmiş şarkıları
Zor zamanlar olur
Birileri kapatıp gözlerini
Körlerden iyi duyar
Ve her şeyin ortasından süzülüp
Bulanık bir renge boyanmış
Maziden başka söz kalmayınca
Yine de bir damla, bir katre
Bilmeden neye yarar
Dalına da bir hıçkırık asar gibi
Gümüş bir çekicin altında
Sessizce boynunu bükmüş
Ve hava kapalıydı
Hem yağmur da çocuk gibi yağıyordu
Yeni tıraş olmuş saçlarıyla
Simsiyah bir bulutun koynundan kurtulup
Göğsüme saplandı
Sonra sesimi unuttum
Denizlerin üşüdüğü taraftan
Karanlığa karışmış bir rüzgar geldi
Ve gece karardı yürüyerek
Koşmaktan vazgeçmeden
Belki bir damla, bir katre
Eteğinden tutup gitmeye yüz tutmuşken
Belki bir sevmek telaşıyla
Avuçları tutuştu
Sonra gece bitti
Ve atasından öğrendiği ufka
Ta uzaklardan bir ışık düştü
Kurban kimdi bilmeden
Yalnızlık çeken kadınların ve umutların
Cadı ateşinde yakıldığı
Bir şehrin karanlık sokaklarında
Eski bir durağa evini kurdu
Verilmemiş bir selamı saklayacak
Zamanın, hükmünü geçiremediği tarafına sövüp
Kollarını gururla açıp
Tanımadığı rüzgarlardan korkup
Gözlerini kırpmadan bir Mehdi bekleyecek
Daha çok genç ama çok geçti
Anladı ki
Sevmek tanıyınca
Aşk ise kaybolunca gelir
Ve insanlar sadece
Telaştan ölür

Yorum bırakın