Ben ufkun ötesini düşürdüm gözüme
Bir yola düçar oldum
Habire uzardı ömrüm
Bir veresiye defterinde yazılı
Ödenecek korkulara bedel
Sahte ve öfkeli adamlar
Ağızları kilitsiz
Kararmış kalpler
Boyalı dalgalı saçlar
Neyin sarısı bilmem
Bakmıyorlar bile yüzüme
Çocuktum
Kim sorsa büyüdüm dedim
Uzadı ömrüm muhtelif diyarlarda
Atmadan bir adım öteye
Olacağı belliydi
Ve bir aşk bağlandı boynuma
Bağlandı da sormadan kimim ben
Sürükleyip götürdü
Ben yıllar yıllar sonra
Dizlerimi yaralı gördüm
Ne kana bulanmaktadır toprak
Ne de kalkıp doğruldum
Bir celalli selamdır bu
Ufkun ötesinden bildim
Vuslatı koyup geriye
Ne aramaya ne bulmaya
Belki bir haber sormaya
Ne gücüm var ne hakkım
Ben bir yola düçar oldum
Bakmadan ardıma giderim
Bedir’de yağmur Hendek’de fırtına
Belki yazılsın diye adım
Üç yüz adamın peşine
Bir aşk vuruldu boynuma
Yürüdüm ve ayrı kaldım
Şunca yıldır kötürüm
Ancak döndü yüzünü düşe kalka
Şimdi bir sızı var göğsünde
Yazılı korkulardan ziyade
Duvara uymayan bir taş gibi
Nereye koysam orası sızılar
Maziden gelir pişmanlık değil
Sığmıyor müstakbellere
Aşk diyorum
Aşk ve ayrılık
Yani sana çıkan yol yok
Nereye dönsem en uzaktadır
Tek yer bilirim yoluma kalan
O ufkun ötesindedir
Kırk yılın ve yedi genç ömrün
Bereketli diyetidir
Ve bunlar büyük sözler bilirim
Ve Rabbimin rahmetindendir
Ve Rabbimin rahmetindendir.

Yorum bırakın