Etiket: Aşk
-
YENİDEN DOĞMAYI ÖĞRENMEK

Günlük telaşlar arasında Tüketirken ömrümüzü haybeye Öyle fazla derinlere dalmadan Korkmadan, çekinmeden, utanmadan Herkesin anlayabileceği bir dille Çocukların ve kuşların Dilencilerin ve politikacıların, Devlerin, ejderhaların, kuklaların Hatta dilsizlerin ve yarınların Herkesin anlayabileceği bir dilde Söylemek istiyorum Seni nasıl sevdiğimi Karlı bir Ocak sabahında Doğu ekspresinin En sıcak kompartmanında Bir elimde çay bir elimde sigara Dünyanın…
-
KAÇTIĞIM ZİNDANA DÖNDÜKTEN SONRA

Vurulmayı öğrendim diyeKorkularımı saçtım denizlereKuytuları yaktımSavaş meydanlarında gezerkenDudağımda bir deli ıslıkBir mavi ormana yakalandımDallarında bir beyaz tuzakKor yüreğim ellerinde kaldı Avare dolaştım asırlarıGemiler kurtardımŞeytan çocukları, yıkık duvarlarıBalıklarını zehirledim, büyük okyanuslarınMuhbirleri durdurdumDuaları sakladım karanlık mağaralaraYuvasını bozdum, güvercinlerin ve örümceklerinPeygamberler öldürdümBir sarp geçitte tutuklandımZâr nefesim saçlarında kaldı Kaleme ve yazmakta olduklarınaYemin edene köle olayımKitaplarımı yaktımKalemlerimi kırdımKervanlar taktım…
-
AŞK VE HAFIZA

Her şey çok basitti aslında ancak her şeyi biz zorlaştırıyorduk. Aşk tek kişilik bir eylemdi fakat İnsan’ın tek başına gerçekleştirebileceği tek eylem sadece karar vermektir. İnsanın kendi özgür iradesiyle yapabileceği tek şey budur: karar vermek. Aşk ise hep kararların çaresiz kaldığı zaman yapışır insanın yakasına. Öyleyse aşk nasıl tek kişilik bir eylem olabilir ki? Şimdi…
-
ZAMAN ÇÜNKÜ

Belki şehirler arası bir otobüs yolculuğu Belki de Selim’in arkadaşı ve ihtiyar dostu Bir isyan var şehirde bir yerlerde Umrumuzda değil Ne partizanlar ne idealist aşıklar Okumuş sokak çalgıcıları Ve bir kumpanyadan kaçmış Garip elbiseli adam Ben kitaplarını yakmış bir derviş Sen bir akrep, iğnesi ateşe düşmüş Sayılı gün gibi işte anlıyor musun? Geçse bir…
-
DELİ KIZIN ŞARKISI

Bu defa sadece susabilmeyi diliyorum Yol akıyordu ben dursam bile Kabul etmesem de yenilgiyi asla Ben kayıp bir kıtada doğmuş İsimsiz bir kızım Adıma aldanma Kurumuş yapraklar Nasıl çıtırdıyorsa ayaklar altında Öyledir benim gülüşlerim Yurdundan kovulmuş bir peygamber gibi Dirilmek yine başka bahara Önüme çıkan her şehri yakıp Bir harabeye sığınışım bundandır Korkularımı bilmesin kimse…
-
İKİNCİ YEDİ

Çok olmuştu ben öleliYasım tutulmuşAdım unutulmuştuGeçmiş gibiydi her şeyToprağım kurumuşYaralarım çürümüştüSonra, dün gece rüyamdaRüyamda ben öldüğümü gördüm Göğe bakıyormuşum meğerGörmemişim gelişiniSuç bendeymişYaşım daha on beş var yokYeni öğrenmişim nedametiSesim kısılmamış dahaAşk diye bir şeyden bahsetmişlerNasıl parlamış gözlerimKalbimin sesini de duydumSahi sen beni gördün mü öldükten sonra?Rüyamı göremezsin deRüyamı görürken beni gördün mü?Öyle parlak mıydı yine…
-
VUSLAT VADİSİ

Bu gün kocamla boşandık. Aslında hiç evlenmemeliydim. Hiçbir şey de talep etmedim. Çocuğumuzun olmayışı bilmiyorum şans mı? Bunu itiraf etmesi zor ama sanırım ikinci bir vicdan azabı çekmeye gücüm yetmediği için ayrıldık. Bu zamana kadar içimde tuttum, onunla evliyken itiraf edemezdim. O zaman doçentlik tezi ile meşguldü kafam. Edebiyatı çok sevdiğim için üniversite seçerken de…
-
SEKİZİNCİ VADİ

Çok kelimeler gömdümCanı çıkmadan dahaGiden de gelmez bilirsinKötürüm bir umut, durur yanımdaHepsine de şahittirBirlikte kazdık tüm mezarlarıÖlen kelimenin de taşı olmaz Artık sala okuyorum kulaklarınaBelki değil senin adınSen hiç yaşamadınBüyü! ölümüne büyüBir vadisi de eksiktir Attar’ınHangi can kuşunun kanadıKırılmaz ki nasırlı ellerimdeUmut da Züleyha’nın yadigarıYani rabbimin emaneti Ölü doğana merhamet edipVuslat koydum isminiÖlü doğana merhamet…
-
MARİSE

Bir çöl mü bu yürüdüğüm telaşlı toprak Kaybolmuş kervanların Çaresiz eyvahlarını duyuyorum Ne fayda yürümek var bana Saat kumları dolarken gözümden içeri Serin bir mezar arıyorum Yol bilmez çıplak ayaklarıma Hangi kapıya vardıysam virenedir Tüfeklerimi asıyorum Terk edilmiş köylerin Kurumuş ağaçlarına Yuvaları bozulmuş ölü turnaların Eylendiği sular zehirlidir İçiyorum sevdiğim İçiyorum bir yudum daha Bozuluyor…
-
RÜYALARIN YOLU – 1

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, bir zamanlar herkesçe muteber zatların itibarını yitirmeye başladığı bir zamanda, oldukça büyük bir zata rüyasında “Zafenapenh geldi” dediler. Rüyasından sıçrayarak uyandığında hanımının çığlıklarını duydu. Gecenin tam ortasında bir erkek çocuğunun müjdesini verdiler. Zafenapenh hoş gelmişti ama hoş bulmamıştı. Çünkü iyi insanlar için işler hiç de iyiye gitmiyordu. Ahlaksız…