Etiket: öykü
-
BEN BU GÜN SENİ DÜŞÜNDÜM

Güneş öyle güzel aydınlatıyordu ki ovayı içimde asla unutulmayacak resimler çiziliyormuş, şimdi anlıyorum. Hava serinliğini bahar sıcaklığına terk etmiş. İçimde, sadece yaz tatilindeki çocuklarda görülebilecek, bir sevinç var ve ben farkında değilim. Babamın yüzündeki tebessüm geliyor aklıma. Gözlerimdeki hayreti fark etmiş ve hayatın tadını alacağı gün sonunda gelmiş. Çakıl taşından yapılmış yolun kenarında, kırıklarına aldırmadan…
-
KAVUŞMA İHTİMALİ

Koyu renk bir palto, yakaları yukarı kaldırılmış. Siyah ya da beyaz bir kaşkol. Duruşu dik adamın ama aynı zamanda biraz da öne eğilmiş sanki. Yine de asil olduğu her halinden belli. Saçları açık kestane. İnce telli ve geriye doğru özenle taranmış. Rüzgar estikçe dalgalanıyor. Yüzü tıraşlı. Gözleri ön plana çıkmış fakat hatırlamaya çalışınca sadece bakışlarındaki…
-
GÜNLER GEÇİYOR

Metrobüsle Anadolu’dan Avrupa’ya geçip Mecidiyeköy durağında indikten sonra Trump tarafından çıkıp, Trump’ı soluna alıp Murat Muhallebicisi’ne kadar yürüyorsun. Murat Muhallebicisi’nden sola dönünce karşına çıkıyor, Kuru Kahveci Fuat Bey, bizim Tekin’in ora. Bir aksilik olmazsa ya da başka birine söz vermediysem her Pazar, en geç 19:00’dan sonra oraya gidiyorum. Cumartesi akşamları ve hafta içi bir iki…
-
İNSAN HAFIZADAN İBARETTİR

Ne olduğunu anlayamadan daha, bir yıl daha geçmişti. Evet zaman. Sahiden ne ürkütücü şey şu zaman. Lakin insan ne çabuk unutuyor bir şeyleri. İlle de kendini kandırıp bir telaşın peşine peyk ediyor kendini. Hayal bile edilemeyecek kadar üzülmüştü oysa gittiğinde. Asla unutamayacağını sanıyordu ama bazen aradan günler hatta aylar geçiyordu da aklına bile gelmiyordu. Nihayet…
-
KAYBOLMAK

Ne güzel şu karanlık Şimdi gitmek lazım sormadan Yağmurlar yağarken Usul usul yürüyerek Sanki tüm şehir arkandan bakıyor Pişmanlık ve hüzünle Kaybolmuş bir filmin peşine düşüp Yıkılmış heykeller götüren bir gemiyle Belki de gitmek lazım Kar da hiç böyle güzel olmamıştı Zaten kar en çok Karanlığa ve yalnızlığa yakışır Yabancı bir ülkenin ortasında Belki bir…
-
HER ŞEYE RAĞMEN AYAKTA KALACAK BİR AŞKIN HİKAYESİ

Yıllar yıllar önceydi. Kahramanmaraş Hatay depreminin olduğu seneydi. Ben kırkıncı yaşıma girmiştim. Hani şu herkesin olgunlaştığı ama benim delirdiğim yaş. Herkesin ümitle beklediği ama benden başkasına yar olmayan yıl. Şimdi gibi aklımda. Oysa neler neler oldu ondan sonra. Hepsini unuttum gitti. Ama o yıl, az sonra olacakmış gibi heyecanlandırıyor beni her hatırladığımda. Birikmişti her şey…
-
MORİTZ, TARR VE TİPİ

En aciz olduğunu hissettiği zamanlarda insan, kendi varlığını sorgularken bulur kendini. Hiçbir şeyin değerini bir başka şeyle kıyaslayarak ölçmek mümkün değildir bu zamanlarda. Belki çok kötü bir zamandır, çok kötü bir an. Hiç yaşanmak istenmeyen bir durum. Kendi varlığını sorgulamak… “Ben neden varım?” Bu soru aslında içerisinde kocaman bir “hiç” barındırır. Çünkü “hiç” aslında içerisinde…
-
AŞK VE HAFIZA

Her şey çok basitti aslında ancak her şeyi biz zorlaştırıyorduk. Aşk tek kişilik bir eylemdi fakat İnsan’ın tek başına gerçekleştirebileceği tek eylem sadece karar vermektir. İnsanın kendi özgür iradesiyle yapabileceği tek şey budur: karar vermek. Aşk ise hep kararların çaresiz kaldığı zaman yapışır insanın yakasına. Öyleyse aşk nasıl tek kişilik bir eylem olabilir ki? Şimdi…
-
YARIM HİKAYE

Genç kız merdivenlerden inerken ben de ağır adımlarla pencerinin önüne geçtim. Uzun çam ağacı rüzgarda sallanıyor, her seferinde de pencereye çarpıyordu. Kız evden çıktı, bahçeyi geçti ve bahçe kapısından dışarı çıktı sonra dönüp benim durduğum pencereye baktı. Onunla mesafelerin ardından göz göze bakıyorduk. Yeşil gözleri dünyamı bahar mevsimine çeviren bu genç kız bakışlarıyla haki parkası…
-
ACI CİN BİBERİ TURŞUSU

Neredeyse tam bir yıl önceydi. Aslına bakarsan o günden bu güne bir hicri yıl tamam oldu ve ben yine Ankara’dayım. Soğuk ve karlı bir aralık akşamı. Bu sefer kaldığım otel daha iyice. Cam kenarına bir sehpa ve bir koltuk koymuşlar. Odada bir de elektrikli su ısıtıcı var. Bir bardak sallama çay içtim, şimdi de kahve…