Etiket: Rüya
-
VE OTUZUNDA BİR HAYAL KURMAK

Hayallerimi bir gün bir kadınGündüz vakti gülerek kendinden eminBir baskın sonu başından bozgunSordu ve teslim aldı, rüzgarlar üzgün Hani öyle dimdik durursun yaKararlı bakışlarından tanırlar seniLimanları dağıtan rüzgarlarEllerin koynundadır ve saçların savrulurKorku düşer gönlüne akıncılarınBiliyorum zamanı da düreceksinO zaman sana hayallerimi anlatacağım şimdi Yokta doğdum ben ve yoktan doğdularGecenin içinden geçip bulaşmadan yıldızaBeşiğime baş koyup…
-
MEÇHULE İHANET

Yerinde olsamSorardım kendimeÖzlemek mi bu içimdekiYoksaİsyan edecek bir şeyler mi arıyorum?Günler kendi istediği gibi geçmekte ısrar ediyorVe geceden sabaha kadarBaşka bir dünya dönüyor diye mi her şey?Yanmakta olan bir gençliğinDirenmekten vazgeçmesiniÖzlemek mi sanıyorum?Ama sen sorma! Sen bilirsin çünküBilirsin, kimin gücü neye yeterKime düşer büyük sözlerin diyetiSen bilirsin kendiniSuyu, buğdayı ve ateşiKurt sürlerini, gelinciğiVe nereden gelir…
-
İNSAN HAFIZADAN İBARETTİR

Ne olduğunu anlayamadan daha, bir yıl daha geçmişti. Evet zaman. Sahiden ne ürkütücü şey şu zaman. Lakin insan ne çabuk unutuyor bir şeyleri. İlle de kendini kandırıp bir telaşın peşine peyk ediyor kendini. Hayal bile edilemeyecek kadar üzülmüştü oysa gittiğinde. Asla unutamayacağını sanıyordu ama bazen aradan günler hatta aylar geçiyordu da aklına bile gelmiyordu. Nihayet…
-
BİR GARİP AYRILIK HİKAYESİ

Yol oradaydı, belliydi. Adam elinde bir araba anahtarı tutuyor diğer elinde de henüz yakılmamış beyaz filtreli bir sigara ile yola bakıyordu. Yol oradaydı biliyordu fakat bir türlü ayakları gidemiyordu. Bu bir tereddüt değildi. Gitsem mi kalsam mı diye düşünmüyordu hayır. O sürgün de edilmiş değildi ve ne de kovulmuştu. Sıcak bir bahar zamanıydı. Mayıs sonu…
-
İKİNCİ YEDİ

Çok olmuştu ben öleliYasım tutulmuşAdım unutulmuştuGeçmiş gibiydi her şeyToprağım kurumuşYaralarım çürümüştüSonra, dün gece rüyamdaRüyamda ben öldüğümü gördüm Göğe bakıyormuşum meğerGörmemişim gelişiniSuç bendeymişYaşım daha on beş var yokYeni öğrenmişim nedametiSesim kısılmamış dahaAşk diye bir şeyden bahsetmişlerNasıl parlamış gözlerimKalbimin sesini de duydumSahi sen beni gördün mü öldükten sonra?Rüyamı göremezsin deRüyamı görürken beni gördün mü?Öyle parlak mıydı yine…
-
RÜYALARIN YOLU – 2

Zafenapenh gün doğmadan uyanmış. Kalkıp yüzünü yıkamak için aşağı kata inmiş. Bahçeye çıkıp hava almış sonra. Mutfağa gidip su içmiş ve sonra tekrar odasına çıkmış. Hala yabancı bir evde olmaktan dolayı rahatsız olduğunu farketmiş. Odasındayken rahatmış ama diğerleriyle beraberken misafir gibi hissediyormuş. İçine bir daralma gelmiş ve kalkıp perdeleri açmış. Güneş yeryüzünü aydınlatmaktaymış. Nefes almak,…
-
RÜYALARIN YOLU – 1

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, bir zamanlar herkesçe muteber zatların itibarını yitirmeye başladığı bir zamanda, oldukça büyük bir zata rüyasında “Zafenapenh geldi” dediler. Rüyasından sıçrayarak uyandığında hanımının çığlıklarını duydu. Gecenin tam ortasında bir erkek çocuğunun müjdesini verdiler. Zafenapenh hoş gelmişti ama hoş bulmamıştı. Çünkü iyi insanlar için işler hiç de iyiye gitmiyordu. Ahlaksız…